12/7/2009 ·

Adres Değişikliği

Duyrulur.


Değerli dostlar ; Eğer yazılarımızda kendinizden bir şeyler buluyor ve takip etmeyi istiyorsanız aşağıda vereceğim linkten ulaşabilirsiniz.İlginize teşekkürler.Saygılar....

AntiTezci...


YENİ ADRESİMİZ:

AntiTezci



Görüşmek dileği ile HOŞÇA KALIN....



Yorum (2) Yorum yaz!

11/7/2009 · Kategori: Guzel Yazilar

Alçak Gönüllülük Ve Höşgörü

 Bir adam kötü yoldan para kazanip bununla kendisine bir inek alır.

Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış 

olmak için bunu Hacı Bektas Veli'nin dergâhına kurban olarak bağışlamak ister .

O zamanlar dergâhlar ayni zamanda aşevi işlevi görüyordu. Durumu Hacı 

Bektas Veli'ye anlatır ve Hacı Bektas Veli 

 

- ' helal değildir ' diye bu kurbanı geri çevirir. 

Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve ayni durumu Mevlana'ya anlatır.

 

Mevlana ise ; bu hediyeyi kabul eder. 

Adam ayni şeyi Hacı Bektas Veli'ye de anlattığını ama onun bunu kabul  

etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar.  

 

Mevlana söyle der

- Biz bir karga isek Hacı Bektas Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz . 

O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir. 

 

Adam üşenmez kalkar Hacı Bektas dergâhı'na gider ve Hacı Bektas Veli'ye, 

Mevlana'nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı  

Bektas Veli'ye sorar. 

 

Hacı Bektas da söyle der: 

- Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana'nın gönlü okyanus gibidir. 

Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. 

Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir. 

Böylesi tevazu ve incelikle, birbirlerini yermek yerine yüceltebilmeyi  

becerebilen insanlar olmamız dileğiyle...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

10/7/2009 · Kategori: Guzel Yazilar

Gerçek Dost ;


Genç adamın biri, Dermiş babasına her gün; 'Benim de dostlarım var, sendeki
Dost gibi'Baba, itiraz eder,
Olmaz öyle çok dost, hakikisi
Belki bir, belki iki,
Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
Devam eder durur konuşma...
Aralarında başlar bir tartışma, Karar verirler
bir
sınava,
Dostun hakikisini anlamaya...
Bir akşam bir koyun keserler,
Ve koyarlar çuvala,
Baba der ki oğluna,
'Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'
Çuvaldan kanlar damlamakta,
Sanki öldürmüsler de bir adamı, Koymuşlar
çuvala, Dıştan
böyle
sanılmakta, Delikanlı sırtlar çuvalı, Gider en
iyi bildiği
dostuna,çalar kapıyı, O dost, bakar ki bir
çuval, hem de
kanlı, Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,
Almaz
içeri
arkadaşını, Böylece tek tek dolaşır delikanlı,
Kendince
tanıdığı, sevdiği dostlarını, Ne çare, hepsinde
de sonuç
aynıdır, Evlat geriye döner, Ama içten
yıkılır...
Babasına dönerek; haklıymışsın baba ' der, Dost
yokmuş şu
dünyada ne sana, ne de bana, Baba ' hayır Evlat
'der,
benim
bir dostum var bildiğim, Hadi, çuvalı alda bir
kerede git
ona,
Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar, Alnından ter,
çuvaldan
kanlar damlar...
Gider, baba dostuna,
Kabul görür, sevinir,
O dost, delikanlıyı alır hemen içeri, Geçerler
arka
bahçeye,
Bir çukur kazarlar birlikte, Çuvaldaki koyunu
gömerler
adam
diye, Üzerine de serpiştirirler toprak, Belli
olmasin diye
dikerler sarmısak...
Genç adam gelir babasına;
'Baba, işte dost buymuş'
diye konuşunca, Babası; 'daha
erken,
o belli olmaz daha, Sen yarın git O'na, çıkart
bir kavga,
Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona, İşte o
zaman
anlaşılacak, dostun hakikisi, Sonra gel olanları
anlat
bana...'
Genç adam, aynen yapar babasının
dediğini,Maksadı
anlamaktır
dostun
hakikisini,
Babasının dostuna istemeden basar iki
tokadı, Der ki tokadı yiyen DOST; 'Git de söyle
babana,
biz

satmayız sarmısak tarlasını böyle iki tokada'-------------------

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

10/7/2009 · Kategori: Guzel Yazilar

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?


Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.

Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?

''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.

Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?

Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...

Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?

Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.

Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?

Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.

Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?

Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.

Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?

Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.

Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?

Nereden bileceksin?

Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.

Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.

Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..

Ama sen hiç benimle olmadın ki...
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...

Can YÜCEL

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

10/7/2009 · Kategori: Siirler

Ömer Hayyam’dan İnciler

Irmaklarından şaraplar akacak’ diyorsun
Cennet-i alâ meyhane midir?
Her mümin’e iki huri’ diyorsun
Cennet-i alâ kerhane midir?

***
Tanrı bize cennette vaat ettiği şarabı
Niçin haram etsin bu dünyada, akla sığar mı?
Bir sarhoş arap, devesini vurmuş Hamza’nın
Peygamber de yasak etmiş arap’a şarabı
* * *
Beni özene bezene yaratan kim? sen
Ne yapacağımı da yazmışsın önceden
Demek günah işleten de sensin bana
O zaman nedir o cennet cehennem?
* * *
Kim senin ‘yasa’nı çignemedi ki söyle?
Günahsız bir ömrün ne tadı kalır söyle.
Yaptığım kötülüğü kötülükle ödetirsen eğer
Seninle benim aramda ne fark kalır ki söyle
* * *
Tanrı bizi çamurdan yarattıgında
Biliyordu bu dünyada ne işimiz olacak
İşlediğim günahlar hep onun emriyledir
O halde cehennemde beni niçin yakacak?
* * *
İsyan edip karşında duracağım, neredesin?
Karanlığı, ışığa yoracagım, neredesin?
İbadete karşılık cenneti alacaksam
‘Bağış mı ticaret mi’ diye soracağım, neredesin?
* * *
Kör cehalet çirkefleştirir insanları.
Suskunluğum asaletimdendir.
Her lafa verecek bir cevabım var elbet
Lakin bir lâfa bakarım laf mı diye, Bir de söyleyene bakarım adam mı diye
* * *
Dünya, üç beş bilgisizin elinde
Sanırlar ki tüm bilgiler kendilerinde
Üzülme, eşek eşeği beğenir
Bir hayır var sana kötü demelerinde
* * *
Sen bu dünyanın sırrına eremezsin
Erenlerin dilini de sökemezsin
Öyleyse iç şarabı, cennet et dünyayı
Öteki cennete ya girer, ya giremezsin
* * *
Niceleri geldi, neler istediler
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler
Sen hic gitmeyecek gibisin değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler
***
İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun kaç para
Hırka, tespih, post, seccade güzel
Ama TANRI KANAR MI BUNLARA
***
Sen sofusun hep dinden dem vurursun
Bana da sapık dinsiz der durursun
Peki, ben ne görünüyorsam O’yum
YA SEN NE GÖRÜNÜYORSAN O’MUSUN
***
Sen içmiyorsan içenleri kınama bari
Bırak aldatmacayı iki yüzlülükleri
ŞARAP İÇMEM DİYE ÖVÜNÜYORSUN AMA
YEDİĞİN HALTLAR YANINDA ŞARAP NEDİR Kİ..
***
Ey kara cübbeli senin gündüzün gece
Taş atma dünyayı bilmek isteyenlere
ONLAR YARATANIN SANATI PEŞİNDELER
SENİNSE AKLIN ABDEST BOZAN ŞEYLERDE….
***
Ben kadehten çekmem artık elimi;
Tutmam senin kitabını minberini.
Sen kur u bir softasın, ben yaş bir sapık
CEHENNEMDE SEN Mİ DAHA İYİ YANARSIN, BEN Mİ?..
***
Seni kuru softaların softası seni
Seni cehenneme kömür olası seni
Sen mi haktan rahmet dileyeceksin bana ?
HAKKA AKIL ÖĞRETMEK SENİN HADDİNE Mİ ?
***
Yaşamın sırlarını bileydin
Ölümün de sırlarını çözerdin
Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok
YARIN AKILSIZ NEYİ BİLECEKSİN
***
Ey kör!
Bu yer, bu gök, bu yıldızlar, boştur boş !
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş !
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
BİR NEFESTİR ALACAĞIN, O DA BOŞTUR BOŞ !

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::